Ressam Zeliha Sayılı Küçük 

 

Eğitim: Sanat Tarihi Yüksek Lisans

Logo Zeliha Sayılı Küçük

 

 

 

HAZIRLAYAN : ZELİHA SAYILI KÜÇÜK

Yazı - Resim

GİRİŞ

İslam dininde Hz. Muhammed’den sonra inancın sembolü olarak beliren en önemli kişi olan Hz.Ali’nin İslam sanatındaki yerini yalnızca tasvirleriyle sınırlamak doğru değildir. Bu niteliği diğer tüm alanlarda olduğu gibi, kültürün güzel sanatlardaki yansımalarında da çok belirgindir. Hz. Ali’nin Peygambere yakınlığı,kızının eşi, torunlarının babası olması gibi, bir de İslam dininin kurumlaşmasında bilge ve yeni inancın yayılması sırasında, din savaşlarında büyük yararlılıklar göstermesi bir din savaşçısı ve kahraman kimliği de yüklemiştir. İşte İslam kültürünün sanatsal yansımalarında Halifenin (Hz.Ali’nin)bu nitelikleri onun imgesinin belirlenmesinde yönlendirici olmuştur. Sanat dünyasında Hz. Ali’nin dini, tarihi ve efsanevi kimlikleri kimi zaman ayrı ayrı,kimi zaman birlikte,örtüşmüş olarak karşımıza çıkar.(OCAK,A.Y.,2005:217-218[1])

Devamını oku...

 

 

HAZIRLAYAN : ZELİHA SAYILI KÜÇÜK

PLATON VE  SANAT  ANLAYIŞI

Platon, MÖ. 427 yılında Atina’da , Atina’nın soylu ailelerinden birinin çocuğu olarak doğmuştur.Babasının soyu Atina’ nın son kralı Kodos’a , annesinin ki ise ünlü yasa koyucu Solon’ a kadar gidiyordu. Ayrıca Platon, MÖ. 401 yılında demokrasiyi ortadan kaldıran Otuzlar Hükümeti[1]’nde görev almış olan Kritias ve Karmanides’e de akrabaydı. Platon, çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığı aristokrat çevre ve Atina’nın, Perikles sonrası oluşmuş olan yüksek sanat ve edebiyat ortamı dolayısıyla iyi bir eğitim almış, şiirler yazmış, jimnastik, resim ve müzikle uğraşmıştı. Eserleri, yazdığı söylenen üçlü trajedi oyunu, edebiyat, şiir, müzik ve resim konusundaki bilgisine ve onun sanatçı kişiliğine tanıklık etmektedir. Fakat gençliğinde ozan olmayı düşünen Platon’un bütün yazdıklarını, MÖ.407 yılında 20 yaşındayken Sokrates’le tanışmasından sonra yaktığı ve tamamen felsefeye yöneldiği söylenmektedir[2]. Bu tanışma onun hayatında bir dönüm noktası olmuştur. (AKAN , 2012 : 22).

Atina’nın o dönemde içinde bulunduğu politik yapının bozukluğu, kurumların çökmüş olması, değerlerin erozyona uğraması ve sonucunda gelinen noktada sofistlerin, yasaların, siyasi kurumların, inançların, geleneklerin ve ahlaki değerlerin etkisini yok etmeye yönelik tavır ve girişimleri, Atina’nın çöküşünü önleme noktasında Platon’u bir çözüm aramaya itmiştir. (AKAN , 2012 : 23).

Plato'nun mevcut sistemdeki bu aksaklıklarla ilgilenmesinin şüphesiz bir hikayesi vardı ve bu hikayenin ''kahramanı'' hocası Sokrates'ten başkası değildi.

Platon, Sokrates’in kişiliğinden ve siyasi, ahlaki öğretisinden çok etkilenerek, bu bozulmuş ortamda, ancak umut veren adalet, erdem, bilgi, doğruluk gibi değerler üzerine kurulacak bir siyasi yapının, kurtuluş olabileceği inancına sahip olmuştur. Bu doğrultuda Atina’nın siyasal hayatında aktif rol oynamak istemiş ve Sparta’ yla MÖ. 441 yılında başlayarak, MÖ.404 yılında Atina’nın yenilgisi ile sonuçlanan Pelopannes Savaşı sonunda kurulan  Otuzlar Hükümeti döneminde, devlette görev almaya karar vermiştir. Fakat Platon bu arzusunu gerçekleştirememiş, hazırlandığı politik kariyeri başlatmayı bir türlü başaramamıştır. Çünkü söz konusu Otuzlar Hükümeti ortaya koyduğu yönetim ve yaptığı olumsuz uygulamalar sonucunda devrilmiştir. Platon, daha sonra yerine kurulan yeni yönetimde görev almayı düşünmüş, fakat bu iktidar sahibi demokratlar da çok sevdiği hocası Sokrates’i, gençliği baştan çıkardığı ve sitenin tanrılarını tanımadığı gerekçesi ile haksız yere suçlayarak, MÖ.399 yılında o günkü uygulama gereği baldıran zehri içirerek, ölmesini sağlamışlardır. Gelinen noktadaki durumun umutsuzluğunu, kendisi şöyle ifade etmiştir:

Devamını oku...

 

 

HAZIRLAYAN : ZELİHA SAYILI KÜÇÜK

Kerbela Olayı

GİRİŞ

Kerbela Olayı, H.10 Muharrem 61/M.10 Ekim 680’de, Hz. Hüseyin’le Emevi hükümdarı Yezid arasında yaşanan, Hz. Hüseyin ve yanındaki 72 kişinin susuz bırakılarak şehit edildiği, İslam tarihinin en önemli olaylarından biridir. Bu olay İslam alemini çok derinden etkilemiş, edebiyata ve diğer sanatlara konu olmuştur. Maktel ve taziye gibi türlerde işlenmiştir.

Kerbela Olayı Hadikatü’s-Süeda ve Maktel’i-Al’i Resul yazmalarının resimlerinde görülmesiyle de önemli bir yer tutar. Ayrıca duvar resimlerinde ve baskılarda da görülmektedir.

 

1.KERBELA OLAYI’NIN ORTAYA ÇIKIŞI

            Hz. Muhammed’in vefatı ile başlayan hilafet(GÜNGÖR, ?:773),  Hz. Ebu  Bekir’ den sonra sırasıyla ve birtakım yöntemlerle Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali olarak devam etmiş ve vefatlarına kadar İslam toplumunu yönetmişlerdir(KILIÇ, 2010:16). Hilafet konusundaki anlaşmazlık özellikle Hz. Osman’ın halife seçilmesi ile artmış, Hz. Osman’ın akrabalarını önemli mevkilere ataması, onların Arap olmayanlara karşı olumsuz tutumları, ekonomik değişiklikler ve daha bir çok sebep, halife karşıtlarının artmasına sebep olmuştur(GÜNGÖR, ?:773).

Devamını oku...

 

 

HAZIRLAYAN : ZELİHA SAYILI KÜÇÜK

Rituel Kuramı

GİRİŞ

Ritüel kelime olarak “ayin” anlamına gelmektedir. Bu bağlamda ritüeli anlamak için din, mit, büyü, sembol kavramları çerçevesinde incelemek gerekmektedir. Mit; Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikayesi, mitos olarak tanımlanmaktadır[1]. Çalışmada, din ve sembol kavramları da Durkheim’ın görüşlerinden faydalanarak açıklanmaya çalışılmıştır. Bunun yanında ritüel ile ilgili çalışan araştırmacıların görüşlerinden yola çıkarak, ritüelin tanımı ve sanatla olan ilintisine değinilmiştir.

Devamını oku...

36 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Twitter 'da elyapimitablo.com